![]() |
| Adalara Fayton yakisiyor. |
Bilmiyorum, İstanbul büyük şehir belediyesi mi, yoksa adalar Belediyesi mi, nasıl bir rant peşine düşmüşlerse, birden bire Adalardaki faytonlara göz dikip, sanki, hep insan, hayvan, doğa haklarına sahip çıkarmış gibi medyaya, atların çektiği eziyeti göstererek dikkat çekmeye başladı. Bunuda öyle güzel, öyle damardan girerek manipule ettilerki, bu sözünü ettiğim savunucularda halay başı olup şöyle bir zılgıt çektiler; "Yazın 40 derece sıcağın altında, kocaman arabayı ve arabada oturanları çekmek zorunda olan, aç aç çalıştırılan, susuzluktan yollarda bayılan, kırbaçlanan, tekmelenen, dili kesilen, tüm yaz sömürüldükten sonra kışın soğuğa terk edilen atlara yaşatılan zulüm adaları kirletmektedir" diyerek döküldüler sokaklara.
Şimdi, bazı şeylerinde ne suyunu nede bokunu çıkarmamak gerek. Yani abartmamak gerek.
Suyunu deyince, en son önemli bir hastalığa (ALS) çekmek için yapılan meydan okuma eylemi bir showa dönüştü.. Oysa diğer ülkelerde bilinçli ve farklı yapıldı bu iş. Ülkemin aktivistleride, solcularıda, entelleride bir değişik.. Biri yazmıştı, twitterde. Herkes buzlu suyu kayasından aşağıya dökünce "işin suyunu çıkardılar" diye. Evet, bencede öyle olmuştu.
Şimdide, Adalardaki atlar ve faytonlar için diyorum, Işin bokunu çıkarmayın. Ha birde o var, argümanların içinde. Atlar bokları ile kirletiyormuş Adaları.. Hadi canım?
Doğru, motorlu taşıt taşıt gelince ortalık at boku kokmayacak? Senin hissetmediğin ama çok daha etkileyici kokular olacak. Evet, sen atlara binmeyerek kurtaracaksın dünyayı, ama sana bindiklerinin farkında bile olmayacaksın. Yiyeyim senin aktivistliğini ve karşı duruşunu.
Burada, yani Isviçre'de fayton kullanılan yerler var.. Yazın göl kenarında, kışın dağlarda kızaklarla. Ama atların bakımı tam teşekküllü.
En son bu sene 19 Mayıs ta arkadaşlarımla birlikte gitmiştik Büyükada'ya.. Öyle bir kalabalık görmedim. Bayram dolayısı ile sanıyorum öyle kalabalıktı. Fayton kuyruğu çoktu. Yürüyerek gittik önce.. Ayayorgi kilisesine çıkmak için kilometrelerce yürüyorsun, ve çok uzun o yol. İsviçreli arkadaşlarım bayıldı faytonlara. Bende öyle. Bazı şeyler olduğu gibi kalmalı. Fayton yakışıyor Adalara. Bence bu hayvan koruma dernekleri, o hayvanların daha iyi şartlarda yaşaması ve çalışması için bir şeyler yapmalı. Çünkü atlar, kedi, köpek, hamster gibi evde beslenen süs hayvanları değil. Onlar yararlanılacak hayvanlar.. O hayvanların yaşam koşulları için ayaklanmalı bence. Nal bakımı mesela, öğlen sıcağında çıkarmamak mesela, yemi, suyu, bakımı vs. Evet, hayvana eziyete karşıyım, ama dediğim gibi işin bokunu çıkarmamak lazım.

