![]() |
| Giessbach/ Grandhotel/Brienz gölü |
Sandviçlerimiz hazırdı, manzaramız hazırdı, çay poşetlerimiz de her zamanki gibi ellerimizde, kaldik Restoran kapılarında:) Sonunda kimimiz kahvesini, kimimiz çayını içti, karnımızı doyurup neşemizi de yanımıza alarak günün ilk durağı Aareschlucht’a doğru yola devam ettik.
Aareschlucht, yani Aare Kanyonu, devasa kaya duvarlarının arasından akan Aare Nehri’nin binlerce yıl boyunca kayaları sabırla oyarak oluşturduğu büyüleyici bir doğa harikası. Yaklaşık 1,5 kilometre uzunluğundaki kanyonun bazı bölümleri öylesine dar ki iki kaya duvarının arasında gökyüzü bile incecik bir çizgi gibi görünüyor.
Kayalara tutturulmuş dar yürüyüş yollarında ilerlerken bir yanımızda yüksek taş duvarlar, hemen altımızda ise köpürerek akan turkuaz renkli Aare. Suyun çağlayan sesi, kayaların arasındaki serin hava ve yukarıdan süzülen ışık insana bambaşka bir dünyaya girmiş hissi veriyor.
Dar geçitlerden, tünellerden ve ahşap yürüyüş yollarından ilerleyerek çıkış noktasına varıyoruz. Yüzlerde gülümseme, dillerde “Bugün de on ikiden vurdun, harikasın, muhteşemsin” sözleri… Ben de kendimi bir nevi tur operatörü ve rehber gibi hissediyorum:) Ben bu işe mi soyunsam naapsam?:))
Aareschlucht’tan ayrılırken kulaklarımızda hâlâ suyun güçlü sesi, yüzümüzde kanyonun serinliği vardı. Fakat günümüz daha yeni başlıyor... Sırada Giessbach Şelaleleri, Brienz ve Thun var..
Ne zaman oraya gitsem, ormanın içindeki loca gibi ayrılmıs küçük bir yerde otururum. En fazla on kişinin sığabileceği, sanki özel misafirler için ayrılmış gibi duran bu yer nedense hep boş olurdu. Bu defa içeride yalnız başına oturan bir amca vardı. Biz dokuz kişi içeri dalınca, garibim bir süre sonra pılısını pırtısını toplayıp gitti. :))
Yine açtık çıkınımızı… Bu kez şarap ve atıştırmalıkların yanı sıra biber dolması, patates salatası gibi yiyeceklerimiz de vardı. Türk sanat müziği şarkıları söyleyerek, hatta bir ara horon bile teperek orada geçirdiğimiz keyifli birkaç saatin ardından Brienz ve Thun kasabalarını da gezdik. Akşam olunca onlar otellerinin, ben de evimin yolunu tuttum. Böylece güzel bir günü daha anılarımıza ekledik. Yarınki rotamız Montreux, ardından da fondü yemek üzere Gruyères köyü… Bakalım yarın yine on ikiden vurabilecek miyim? :))
![]() |
| Aareschlucht- Aare Kanyonu |
![]() |
![]() |
| Brienz köyünde çeşme başında, iki güzel:) |
.jpeg)







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder